|
GAZİ
KÖŞKÜ

Diyarbakır’da iki ayrı amaçla
yapılmış köşkler bulunmaktadır. Biri, Bir zamanlar
Diyarbakır’ı çepeçevre saran üzüm bağlarının içerisinde yer
alan Bağ Köşkleridir. Bağ bozumu zamanı bağ sahiplerinin
kullandıkları bu köşkler, genellikle iki katlı, bazalt taş
örgülü, bol pencereli olarak inşa edilmiştir.
Diyarbakır’ın asıl köşkleri
ise Dicle Nehri kenarında çok çeşitli ağaç ve yabani
menekşelerle örtülü, güllerle donanmış bahçeler içerisinde
yer alan yazlık olarak kullanılan köşklerdir. Diyarbakır
evlerinin genel özelliklerini yansıtmalarına rağmen,
evlerdeki içe dönük planın tersine tam anlamıyla dışa açılan
bir mimariye sahiptirler. Mahremiyetine girecek kadar
yakınında başka bir yapının bulunmayışı ve de çevredeki son
derece güzel tabiattan yararlanma arzusu dışa açık
mimarinin oluşmasını beraberinde getirmiştir. Günümüze
ulaşanlar, daha çok Akkoyunlu dönemine aittirler. Sem’an
Oğulları (Gazi Köşkü) Köşkü, Erdebil (Ber da Pir ) Köşkü,
Kuşdili Köşkü, Ağulu Dere Köşkü doğanın ve insanın
yarattıklarının uyumunun güzel örneklerindendir.
Atatürk Köşkü: Gazi veye Seman
Köşkü de denmektedir. 15. yy. inşa ettirilmiş olan yapı
Akkoyunlu mimarisinin tipik özelliklerini taşımaktadır.
Atatürk 5 Mart 1917 yılında. ordu Komutanlığına atanınca,
13 Martta Diyarbakır'a gelmiştir. Silvan da bulunan 16.
Kolordu karargah komutunlığı 2. ordu karargahını oluşturmak
üzere Diyarbakır'a alındı. Karargah binası İçkalede bulunan
ve halen Atatürk Müzesi olarak faaliyet gösteren yapıya
taşınmıştır. Bir süre Kavvası Sağır sokakta bulunan Hacı
Sinan Özbostancı'ya ait evde ikamet eden Atatürk daha sonra
Mardin Kapı dışında yer alan Seman Köşkünü ikamet olarak
kullandı. Daha sonra 1937 yılında Belediyece satın alınan bu
köşk restorasyonu ve onarımı yapılarak Atatürk Köşkü adıyla
hizmete sunulmuştur. Atatürk Köşkü Atatürk'ün Ölümünün 100.
yılı sebebiyle 1981 yılından yeniden onartılmış, bahçesi ve
çevresi düzenlenerek bu günkü şeklini almıştır. |